Süleymaniye Kütüphanesi Nuri Arlasez Koleksiyonu’nda Yer Alan Türkçe Resimli Bir Nizâmî Hamse Nüshası
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi | Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi | Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü | İzmir | Türkiye https://ror.org/024nx4843
Anahtar Kelimeler: Nizâmî Hamsesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Nuri Arlasez, On sekizinci yüzyıl, Nakkaş İbrahim, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa
Özet
Bu çalışma, Süleymaniye Kütüphanesi Nuri Arlasez Koleksiyonu’nda 38 numarada ”İskendernâme Tercümesi” adıyla kayıtlı resimli bir Türkçe Nizâmî Hamsesi nüshasını incelemektedir. Nizâmî-i Gencevî’nin 12. yüzyılda kaleme aldığı Mahzenü’l-Esrâr, Hüsrev ve Şirin, Leylâ ve Mecnûn, Heft Peyker ve İskendernâme’den oluşan Hamse’si, İslam ve Türk edebiyatında olduğu kadar Osmanlı görsel kültüründe de önemli bir yere sahiptir. İncelenen yazma, Mahzenü’l-Esrâr ve Leylâ ve Mecnûn dışındaki üç mesneviyi içermektedir ve toplam yirmi beş minyatür ile bezenmiştir. Çalışmada öncelikle eserin kodikolojik özellikleri ve tezhip programı ele alınmış, ardından Hamse’deki hikâyeler metin-resim ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. İskendernâme, Hüsrev ve Şirin ve Heft Peyker bölümlerinden resimlenmek üzere seçilen sahneler, güçlü hükümdar imgesi, aşk ve sadakat temaları ile eğitici-öğretici hikâyeler üzerinden görselleştirilmiştir. Tarihsiz olan yazmanın minyatürlerinin üslup özellikleri açısından Topkapı Sarayı Kütüphanesi R. 846 numaralı Hamse-i Atayi, A. 3594’de kayıtlı Surnâme-i Vehbi ve Philadelphia Free Library’de (O. 97) bulunan Hamse-i Atayi’nin tasvirleri ile benzerliği dikkat çeker. Nizâmî Hamsesi’nin minyatürlerinin, bu yazmaların tasvirleri ile olan yakın üslup birliği, bu kitabın da 18. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı saray nakkaşhanesinde bu üç nüshayı da resimlediği düşünülen Nakkaş İbrahim ya da onun üslubunda çalışan bir sanatçı tarafından üretilmiş olduğunu akla getirir. Hamse’nin, Topkapı Sarayı Kütüphanesi R. 846 numaralı Hamse-i Atayi, A. 3594’de kayıtlı Surnâme-i Vehbi ve Philadelphia Free Library’de (O. 97) bulunan Hamse-i Atayi ile kurulan paralellikler doğrultusunda sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa çevresinde üretilmiş olabileceği değerlendirilmektedir. Bu bağlamda eser, Osmanlı seçkinlerinin kitap kültürü, entelektüel çevreleri ve resimli yazma geleneğinin sürekliliği açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.

