ISSN: 1301-255X
e-ISSN: 2687-4016

Fiaridia TAGİROVA

Tataristan Bilimler Akademisi, Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü, Lexikografi Bölümü

Anahtar Kelimeler: Kültür, Dil, Lingvokültür, Tatar dili, Halı, Söz varlığı

1. TATARLARDA DOKUMACILIK VE HALICILIĞIN DURUMU

Halıcılık geleneği Türk halkları için ortak bir değerdir. Tatar halkının yaşamında da halılar ve kilimler eskiden beri büyük bir önem taşımıştır. Türk halklarında halının ve halıcılığın tarihi, gelişimi, gelenekleri, halıların türleri vs. üzerine yapılmış pek çok araştırma vardır. Tatar halkının bu geleneğine bakıldığında ise durumun farklı olduğu görülmektedir. Halıcılığın Tatar halkında gelişimine dair bilgilere sadece tarih, etnografi, ağız araştırmaları v.b. konulara yazılmış hizmetlerde rastlanabilir. Onların da sayısı sınırlıdır ve genelde makalelerden ibarettir[1] . Direkt konuya ait araştırmalar bulunmamaktadır. Halının bilimsel araştırma konusu olmamasının objektif nedenleri, Tatar halkında bu geleneğin Anadolu, Azerbaycan, Türkmenistan, Dağıstan’da ve başka Türk halklarında olduğu gibi sanat yüksekliğine ermemesinde olabilir. Yine de dokumacılık şu veya bu biçimde çağımıza kadar ulaşmıştır. Bu gelenek büyük bir tranformasyon geçirmiş, tekniği, malzemeleri, aletleri v.s. değişmiş, daha çok gündelik kullanım için basit eşya üretme işine dönüşmüş olsa da önemini hiçbir zaman yitirmemiştir.

Çağımızda Tatarlarda düz, havsız dokumalar yaygındır. En çok yapılan ve kullanılan ürünler ufak kumaş parçalarından dokunmuş yolluklardır (Fotoğraf 1-3). Renkli kumaş parçalarından örülmüş yuvarlak paspaslar da aynı derecede yaygındır (Fotoğraf 4). Bu türlerin köylerde daha çok olsa da şehirlerde de seyrek denmeyecek sayıda vardır.. Ayrıca halka açık mekanların iç deseninde milli stil veren süs olarak olarak kullanımı artmaktadır.

Günümüzde seyrek bulunan daha bir ürün olarak ıhlamur ağacının soymuğundan dokunmuş hasırı göstermek lazım. Birçok yerde, mesela, Rusya’nın Ulyanovsk ili Karsun ilçesinde köyünde, onları dokuma işi XX. yüzyılın 70’li yıllarına kadar devam etmiştir (Fotoğraf 5-6).

Gerçek kilimler dokumaya geldiğimizde, o gelenek kaybolmak üzere olduğunu söylemek zorundayız. Günümüzde kullanımda olan hazır kilimlere rastlanabilir. Onlar genelde en geç XX. yüzyılın 70’li yıllarında yapılmıştır. Tataristan’ın Minzele ilçesi Kuyan köyünde (Fotoğraf 7) ve Minzele ilçesinin Bikbau köyünde yapılan başka bir kilim (Fotoğraf 8) örnek olarak verilebilir.

Havlı dokuma geleneği günümüzde pek kalmamıştır. Ama son yıllarda Tataristan’da kilim ve halı dokuma sanatını yeniden kalkındırma çabaları görülüyor. Mesela, Tataristan’ın Minzele ilçesi Tüben Tekermen köyünün Kültür merkezinde özel halıcılık grubu toplanmış ve (Fotoğraf 9) Tataristan’ın Zey ilçesi İmenlebaş köyünün Kültür merkezinde de kilim dokuma işini devam ettirmeye çalışılıyor (Fotoğraf 10). Tataristan’ın Aznakay ve Aktanış ilçelerinde ve Başkurdistan’ın Tatarlar yaşayan bazı ilçelerinde (mesela, Miyeke ilçesinin Satıy köyünde) de gelenek devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

2. TATAR DİLİNDE DOKUMACILIK VE HALICILIKLA İLGİLİ KELİMELER VE KAVRAMLAR

2.1. Dil açısından

Tüm Türk halkların kültüründe büyük bir yer tutan dokumacılık ve halıcılıkla ilgili söz zenginliğini inceleme de lingvo kültür açısından önemlidir. Dil, halkın kültürünü oluşturan unsurların birisi, daha doğrusu başka unsurların dayandığı temel olan ana unsurdur. Diğer yandan da dil milletin gelişimi sürecinde yaşadığı tarihi, kazandığı bilgiyi, ürettiği fikiri vs. kendisinde toplayıp sakladığı hazinedir. Aynı zamanda dil, o hazinenin taşıyıcısıdır. Bu fonksiyonu ayrıca dilin maddi kısmı – kelimeler ve deyimler yerine getiriyor. Bir milleti diğerinden ayıran, sadece ona has olan özellikleri sembolleşmiş, kodlanmış şekilde tam söz varlığında saklanmaktadır. Tam bunun için söz varlığı araştırmaları önemlidir.

Tatar dilinde konuyu dil açısından ele alan özel hizmetler çok az sayıdad[2] . Dokumacılıkla ilgili terimlerin çok küçük bir kısmı ‘Tatarça-Rusça Tukuçılık hem Tegüçelek Atamaları Süzlege[3] adlı özel sözlükte yansıtıldı. Biz ‘Tatar Dilinde Halıcılık ve Dokuma Terimleri’ başlıklı makalede terminolojiye ait halıları dokuma tekniği, kullanımı, malzemesi, bezekleri, formu vb. nitelikleri bakımından belirleyen sözcükleri incelemiştik[4] . Onların eş ve benzer anlamlı sözcüklerini ve fonetik varyantlarını, somut anlamlarını, çokanlamlılık ve eş anlamlılık gibi en önemli semantik niteliklerini ele almıştık. Bu bildirimizde ise konuya ait söz varlığının lingvo kültür özelliklerine ışık tutmak istiyoruz. Bunun için sözcüklerin deyim ve ata sözlerinde, halk edebiyatının çeşitli türlerinde kullanımını, mecazi ve sembolik anlamlarını, tarihi ve kültür içeriğini, edebi eserler için sanatsal potansiyelini açıklamaya çalıştık.

Tatar yazı dilinde ve ağızlarda ‘halı’, ‘kilim’, ‘yaygı’ kavramlarını adlandırmak için birçok sözcük kullanılmaktadır. Onlar anlam, stil, görev açısından farklıdır. Bu makalede sadece ‘келәм’, ‘палас’ ve ‘җәймә’ kelimelerinin frazeolojide, deyim ve atasözlerinde, halk edebiyatının türlü janrlarında yansımasını, edebiyatta kullanımını inceledik.

2.2. Konunun geleneklerde ve halk edebiyatına yansıması

Konuya kavramlar ve ait kelimeler eskiden beri Tatar halk edebiyatında yer almıştır. Örneğin, XIX. yüz Tatar aydını Kayum Nasıyri’de böyle bir ata sözü getirilmiştir: Ике дәрвиш бер паласка сыяр, ике падиша җир йөзенә сыймас. К.Насыйри (İki derviş bir kilime sığar, iki padişah yeryüzüne sığmaz).

Manilerde de örnekler bulunuyor:

Ак каенга элеп куйдым

Алмалы паласымны.

Өзелеп сөйдем, белеп сөйдем

Айрылып каласымны.

Ak kayına asıverdim

Bezekli kilimimi.

Deli gibi sevdim, bile bile sevdim

Ayrı kalacağımı.

Ак өемә элеп куйдым

Асалы паласымны.

Өзелеп сөйдем, тик белмәдем

Аерылып каласымны.

Misafir odasına asıverdim

Bezekli kilimimi.

Deli gibi sevdim, ama bilemedim

Ayrı kalacağımı. v.s.

Bulmacalarda da rastlanır:

Зур палас төбендә йомры калач (Күк, ай). (Büyük kilimin dibinde yuvarlak ekmek var (Gökyüzü, Ay));

Яшел палас өстендә сары йомгак тәгәри (Чирәм, каз бәбкәсе). (Yeşil kilimin üzerinde sarı yumak yuvarlanıyor (çimen, kaz yavrusu)).

Eve değerli, beklenen misafirler geldiğinde ve ayrıldığında onlara saygı yüzünden yere yolluk serme eskiden kalma gelenektir ve bugünde yaşamaktadır. Юлыгыз – ак җәймә! (Tam tercümesi: Yolunuz ak yaygı (olsun)!) sözü de ‘İyi yolculuklar’ anlamında kullanılır. Düğün sırasında gelinin ilk kez damadın evine girdiğinde eşiğe halı döşeme de bunun yansıması olarak devam ediyor.

‘Татарлар арасында элек киленнәрне һәм кияүләрне арбап, теләк әйтеп каршылау йоласы була. ... Ул килен каршылаганда егетнең апасы яки олы җиңгә тарафыннан әйтелә.

Котлы аягың белән,

Таймас табанын белән,

Келәмгә бас, киленчәк,

Мендәргә бас, киленчәк.

Чүмергәнең май булсын,

Балаларың бай булсын.

Кош-кортларың мул булсын,

Мал-туарың уң булсын... [5]

(Eskide Tatarlarda gelinlere ve damatlara hoş geldin dileyerek karşı alma geleneği vardı. ... Gelin geldiğinde bunları damadın ablası ya da yengesi söyler.

Uğurlu ayağınla, Kaymaz tabanınla,

Kilime bas, gelincik,

Yastığa bas, gelincik.

İçtiğin yağ olsun,

Çocukların zengin olsun,

Kuşların bol olsun,

Hayvanların iyi olsun...).

Юлыгызга ак җәймә! (Tam tercümesi: Yolunuza ak yaygı!) sözü de ‘Hoş geldin!’, ‘Ugurlu olsun!’ anlamında kullanılmaya devam ediyor:

Соң булса да уң булсын! (Килен керәсе урынга келәм җәя). Юлларыгызга ак җәймә! И.Юзеев. (Geç olsun da güç olmasın! (Gelinin gireceği yere halı yayıyor). Yollarınıza ak yaygı! İ.Yuzeyev). Юлларыңа ап-ак җәймә, хәерле юл! Бу дөньяда юллар авыр, түземле бул. З.Хәким. (Yollarına apak yaygı, hayırlı yolculuk! Bu dünyada yollar zor, sabırlı ol. Z.Hekim).

Bu deyimin zamanla değiştiğini de görebiliriz. Mesela, şu örneklerde ‘geldiğine-gittiğine önem veren, iyi dilekte olan yok’ gibi ironik anlamlar eklenmiş:

Ләкин тормыш синең алда ак палас кына җәеп тормый шул. Җ.Кәлимуллин (Ama hayat senin önüne hep beyaz kilim serermiyor. C.Kelimullin). Мондый кунак киләсен белгән булсам, юлга келәмнәр җәеп куйган булыр идем. Р.Вәлиев (Böyle bir misafir geleceğini bilseydim, yola beyaz halılar serecektim. R.Veliyev).

Aynı deyim olumsuz anlamda, ‘git, kaybol, defol’ anlamında da kullanılabilir:

Син әллә аңардан башка яши алмабыз дип уйлыйсыңмы? Китсен, юлына – ак җәймә! И.Юзеев (Onsuz yaşayamayız mı zannettin? Gitsin, – yoluna ak yaygı! İ.Yuziyev). Дошман тынды – рәхмәт төшсен, Дус-иш китте – ак җәймә! И.Биектаулы (Düşman dindi – teşekkür ediyorum, Eş dost gitti – ak yaygı! İ.Biyektaulı).

2.3. Konu ile ilgili sözcüklerin dilde ve edebiyatta kullanımı.

Çağdaş dilde bu sözcükler frazeolojinin oluşumunda kullanmaya devam ediyor ve edebiyatta da yansıyor. Mesela,

- аягы астында палас (келәм, чүпрәк) булу (tam tercümesi: ayagı altında paspas (paçavra) olmak) ‘alçalmak, birisinin her istediğini yapmaya hazır olmak’:

... аны һәр көн, һәр мизгел күрер өчен, ул кызның аяк астында келәм булып ятарга да риза. Р.Габделхакова (... onu her gün, her an görebilmek için o, kızın ayagı altında paspas olmaya da razıydı. R.Gabdelhakova);

- келәм асты уеннары (tam tercümesi: halı altı oyunları) ‘entrikalar, hasır altı edilen, belli etmeden çevirilen işler’:

... келәм асты уеннарыннан яхшы хәбәрдар Камил абзый. Н.Нәҗми ... entrikalardan çok iyi haberdardır Kamil amca;

- келәмгә бастыру (чакырту) (tam tercümesi: halıya bastırmak (halıya çağırmak) ‘yöneticinin eli altındaki birisini paylaması’:

Беренче секретарь Кушаев Иван Мөхәммәтовичны келәмгә бастырды. Х.Камалов. (Parti komitesi sekreteri Kuşayev İvan Muhammetoviç’i halıya bastırdı. H.Kamalov). Җыелышны яптылар. Хәләфне келәмгә чакырдылар. Х.Ибраһим. (Toplantıyı kapattılar. Halef’i halıya çağırdılar. H.İbrahim) v.s.

Edebiyatta kullanımına dayalı olarak kelimelerin dilde oluşan mecazi ve sembolik anlamlarını açıklayabiliriz. Mesela, edebi eserlerde ‘келәм’ kelimesi şu anlam ve fonksiyonlarda geliyor.

- Benzetme:

Тау итәгендә, үзәнлектә, яшел келәм җәйгән кебек, кырлар, болыннар күренә. Г.Әпсәләмов. (Dağın eteğinde, yeşil halı serilmiş gibi, tarlalar, çayırlar gözüküyor. G.Epselamov). Тирә-якка күз салсаң, әйтерсең лә, җир йөзенә ап-ак, тип-тигез келәм япканнар. Б.Арысланов. (Etrafa göz atsan, sanki yeri bem-beyaz, düm-düz halı ile örtmüşler. B.Arıslanov). Әнә Киек Каз Юлы, ука читле келәм төсле булып күкне иңләп яткан. А.Гыйләҗев. (İşte orada Samanyolu, sırma kenarlı yolluk gibi gökyüzünü enlemesine yayılmış. A.Gıylecev);

- Bir şeyin kalın katmanı:

Калын келәм җәйгән кебек йомшак мүк белән капланган сазлык аяк астында әкрен генә тирбәлергә тотынды. Г.Әпсәләмов (Kalın halı yayılmış gibi yumuşak yosunla kaplı bataklık ayağımız altında sallanmaya başladı. G.Epselamov). ... нарат энәләреннән тукылган хуш исле келәмгә ятып тагын хыялларга биреләбез...А.Гыйләҗев (... çam yapraklarından dokunmuş hoş kokulu halı üzerinde uzanıyor ve hayale dalıyoruz... A.Gıylecev);

- Kar katmanı:

Кыш үзенең ак келәмен җәйде. Р.Гафаров (Kış kendi beyaz halısını yaydı. R.Gafarov).

- Hav gibi sıkı ve bir yükseklikte olan bitki katmanı:

Көннәр тагын да җылына төште, юллар кипте, яр буйларына, ишегалларына бәбкә үләннәре калкып чыкты. Тау итәкләренә яшел келәм җәелде. Г.Галиев (Havalar daha da ısındı, yollar kurudu, dere kenarlarında, avlularda madımakuç uç verdi. Dağ eteklerine yeşil halı yayıldı. G.Galiyev);

- Düz renkli yüzey:

Күк йөзе – зәңгәр келәм. Г.Рәхим (Gök yüzü – mavi kilim. G.Rehim). Су юллары, су буйлары Яшел җәймә, ефәк келәм... Ф.Гыйззәтуллина (Su yolları, su kenarları Yeşil yaygı, ipek halıdır... F. Gıyzzetullina);

- Çok renkli yüzey:

Төрле төстә хәтфә келәм, Биткә оча пәрәвезләр, Дөнья тагын көзгә кергән. З.Якупова (Renkli renkli kadife halı, Yüze ağlar uçuyor, Dünya yine güze girmiş. Z.Yakupova);

- Hafif örtü:

И, кайтасы килә балачакка, Яланаяк басып келәм – чыкка. Йөгерәсе иде дөнья буйлап, Кояш нурын алып кочакка. Р.Мөхияр (Ah, dönesim geliyor çocukluğuma, Çıplak ayakla çiy – kilim üzerinden geçip. Koşmak isterdim dünyaya Güneş ışınlarını alarak kucağıma. R.Möhiyar). Кояшның кичке нурларыннан ерак офык итәгенә кызгылт келәм ябылган. С.Зыялы (Akşam güneşinin ışınlarından uzaktaki ufuğun eteğine kırmızımsı kilim örtülmüş. S.Zıyalı);

- Çeşitli unsurlardan oluşan şey:

Истанбул урамнарын бераз әйләнеп йөри башлагач, симметриясе бөтен җирендә дә сакланып бетмәгән чуар, матур зур келәм белән чагыштыра башлыйсың аны. Б.Рәхимова. (İstanbul’un sokaklarında biraz dolaşınca onu, bazı yerlerde simetrisi tutulmayan büyük rengarenk güzel halıya benzetmeye başlıyorsun. B.Rehimova). Тамчы тама-тама күл булыр. Кар бөртеге җыела-җыела сил булыр. Парчалардан, бәлки, әдәби келәм туар. Г.Хөсәенов. (Damla damlaya-damlaya göl oluşturur. Kar tanesi yığıla yığıla çığ olur. Parçalardan belki edebi kilim doğar. G.Höseyenov);

- Çok büyük ve karmaşık yapılı şey:

Ялгышмасам, Мәхмүт Галәү тетралогиясеннән кала мондый олы әдәби “келәм-тукымаларны” бүтән тукучы булмады бугай. Р.Сверигин. (Yanılmıyorsam, Mehmüt Galeü hariç kimse bunun gibi büyük edebi ‘halı-dokumaları’ dokumadı gibi. R.Sverigin) v.s.

Bu kelimelerin semantiki durmadan değişiyor, somut anlamları da, mecazi, ilişkisel anlamları gelişmeye devam ediyor. Yeni kelimeler türetiminde de yer alıyor.

Yeni kelime türetiminde de kullanımı:

a) topluluk isimleri:

- келәм-палас halı-kilim: Егерме сәгать колхозда эшләп, келәм-палас тукып, шәл бәйләп, ул өч баласын да сау-сәламәт итеп үстерә. Р.Батулла;

- келәм-түшәк halı-döşek: Ләкин инде тәрәзә кашагаларына эленгән пәрдәләр дә, мич тирәсендәге савыт-саба, келәм-түшәк тоташ яңа икән. В.Имамов;

- келәм-юрган halı-yorgan: Аннары җир өстенә келәм-юрганнар җәйделәр, учак яктылар, чәй кайнатырга куйдылар. М.Галәү;

- келәм-җәймә halı-yaygı: Ә Ираннан сәүдәгәрләр өзелми, ак төрекләргә корал, келәмҗәймәләр, җимешләр, савыт-сабалар китерәләр, ә биредән ашлык алып китәләр... М.Хәбибуллин;

- келәм-пәрдә halı-perde: Җиһазлар, келәм-пәрдәләр – барысы да заманча, затлы. Р.Габделхакова. Mobilya, halı-perdeler – herşey modern, pahalı. R.Gabdelhakova v.s.

b) terimler: келәм тиреашары ‘böcek türü’ v.s.

Bu işimizde Tatar dilinin halı ve halıcılıkla ilgili sadece birkaç kelimenin özelliklerini gözden geçirdik. Yine de yaptığımız araştırmaya dayanarak bazı sonuçlara varmak mümkündür.

Sonuç

- Halının ve halıcılığın tüm Türk halkları gibi Tatar halkı hayatında da önemli yer tuttuğunu dil araştırmaları da göstermektedir;

- Dil aktif söz varlığına ait olduğu için, konuya ait kelimeler dilin tüm stillerinde, kelime türetme, terim oluşturma vb. amaçlarda kullanılmaktadır. Onların somut ve mecazi, ilişkisel anlamları da gelişmeye devam ediyor;

- Somut anlamları ile eşit olan sözcükler lingvo kültür açıdan aynı değiller. Örneğin, келәм ‘halı’ kelimesinin ‘düz yüzey’, ‘temiz yüzey’, ‘yumuşak yüzey’, ‘bir şeyin kalın katmanı’ v.b. anlamları oluşmuştur ve yaygındır, ‘палас’ sözcüğünde ise bu anlamlar yoktur. Zaten halı Tatar kültüründe türlü dönemlerde iktidar, yüksek sosyal statü, zenginlik, ev, rahatlık ve başka birçok kavramın simgesi olmuştur. Ama bu içerik ‘палас’ sözcüğü ile ilgili değildir.

- Tatar dilinin bu alanına ve başka el sanatlarına ait söz varlığını toplama, sistemleştirme, lingvokültür açısından inceleme ve değerlendirme işlerine devam edilmelidir.

KAYNAKÇA

Alekseyevsk Sanatsal Dokuma Fabrikası, Erişim 29 Nisan, 2022. https://alextkach.ru/legenda

İsenbet N., Tatar Telenen Frazeologik Süzlege. İke Tomda. I A – K. Kazan: Tat.kit.neşr., 1989, 496 b.

İsenbet N., Tatar Telenen Frazeologik Süzlege. İke Tomda. II L – H. Kazan: Tat.kit.neşr., 1990, 366 b.

Möhemmetcanov R.M., Başkortstan Ik Buyı Tatarlarının Yola İcatı, Kazan: ТEhSİ, 2021, 228 b.

Rehimova R.K., ‘Hönerçelek Atamalarının Terceme Edebeyatta Kullanılışı hem Süzleklerde Bireleşe’, Voprosı Leksikologii i Leksikografii Tatarskogo Yazıka, Kazan, 1976, S. 52-64.

---------, R.K., Tatarça-Rusça Tukuçılık hem Tegüçelek Atamaları Süzlege, Kazan: ТEhSİ, 2018. – 208 b.

Safina F.Ş., ‘Tkatskiye Stanı Tatar’, İz İstorii Kulturı i Bıta Tatarskogo Naroda i Yego Predkov, Kazan, 1976, S. 99-105.

---------, F.Ş.,‘Beloye Branoye Tkaçestvo v Rayonah Zakazanya’, İz İstorii Kulturı i Bıta Tatarskogo Naroda i Yego Predkov, Kazan, 1976, S. 147-150.

---------, F.Ş., ‘İzuçeniye Tkaçestva i TkaneyAstrahanskih Tatar (Po Materialam Astrahanskogo Gosudarstvennogo İstoriko-arhitekturnogo Muzeya-zapovednika)’, İz İstorii Kulturı i Bıta Tatarskogo Naroda i Yego Predkov, Kazan: İYLİ im. G.İbragimova KNTs RAN, 1992, S. 73-80.

---------, F.Ş.,Tkaçestvo Tatar Povoljya i Urala, Kazan: Fen, 1996, 205 s.

Sadıykova Z.R., ‘Tatar Söyleşlerende Tukuçılık hem Şel Beyleü Eşlere Belen Beyleneşle Ülçeü Atamaları’, Tvorçeskiye Svyazi Kazanskoy Lingvistiçeskoy Şkolı: Materialı Mejdunarodnoy Nauçno-praktiçeskoy Konferentsii, Posvyaşçyonnoy 80-letiyu Mirfatiha Zakiyeviça Zakiyeva (Kazan, 2008 g.). – Kazan, 2010, B. 67–170

Tagirova F.İ., O.N. Byatikova ‘Tatar Dilinde Halıcılık ve Dokuma Terimleri’. Arış VII (2012): 122- 129.

Tataristan’ın Minzele ilçesi Tüben Tekermen Köyünün Kültür Merkezi, Erişim 29 Nisan, 2022. https://vk.com/wall-68890717_3872

Tataristan’ın Zey ilçesi İmenlebaş Köyünün Kültür Merkezi, Erişim 29 Nisan, 2022.https://vk.com/ club131136445

Kaynaklar

  1. F.Ş. Safina, ‘Beloye Branoye Tkaçestvo v Rayonah Zakazanya’, İz İstorii Kulturı i Bıta Tatarskogo Naroda i Yego Predkov, Kazan, 1976, s. 147-150. F.Ş. Safina, ‘İzuçeniye Tkaçestva i Tkaney Astrahanskih Tatar (Po Materialam Astrahanskogo Gosudarstvennogo İstoriko-arhitekturnogo Muzeya-Zapovednika)’, İz İstorii Kulturı i Bıta Tatarskogo Naroda i Yego Predkov, Kazan: İYLİ im. G.İbragimova KNTs RAN, 1992, S. 73-80 v.s.
  2. R.K. Rehimova, “Hönerçelek Atamalarının Terceme Edebeyatta Kullanılışı hem Süzleklerde Bireleşe”, Voprosı Leksikologii i Leksikografii Tatarskogo Yazıka. Kazan: İYLİ im. G.İbragimova KFAN SSSR, 1976, S. 52-64; Z.R. Sadıykova, ‘Tatar Söyleşlerende Tukuçılık hem Şel Beyleü Eşlere Belen Beyleneşle Ülçeü Atamaları’, Tvorçeskiye Svyazi Kazanskoy Lingvistiçeskoy Şkolı: Materialı Mejdunarodnoy Nauçno-praktiçeskoy Konferentsii, Posvyaşçyonnoy 80-letiyu Mirfatiha Zakiyeviça Zakiyeva (Kazan, 2008 g.). – Kazan, 2010. – 167–170 b.; Rehimova, R.K. v.s.
  3. Tatarça-Rusça Tukuçılık hem Tegüçelek Atamaları Süzlege, Kazan: ТEhSİ, 2018. – 208 b.
  4. F.İ.Tagirova, O.N. Byatikova ‘Tatar Dilinde Halıcılık ve Dokuma Terimleri’. Arış VII (2012): 122-129.
  5. R.M. Möhemmetcanov, Başkortstan Ik Buyı Tatarlarının Yola İcatı, Kazan: ТEhSİ, 2021, B. 186.